Kutsal Denizci Levhi (#15932)

KUTSAL DENİZCİ LEVHİ

*“Kutsal Denizci Levhi’ni inceleyin ki gerçeği kavrayabilesiniz ve Cemal-i Mübarek’in gelecekteki olayları önceden tamamıyla haber verdiğini görebilesiniz. Anlayanlar ibret alsın!” (Hz. Abdülbaha)

O’dur Aziz, O’dur Sevgili!

Ey Kutsal Denizci! Ölümsüzlük gemini Mele-i Âlâ’nın önünde hazır et,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Sonra O’nun göz kamaştırıcı İsmiyle onu kadim denize indir,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve melek ruhluları Yüceler Yücesi Allah’ın İsmiyle bindir ona,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Sonra demir al ki açılsın azamet denizine,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Olur da belki geminin yolcuları sonsuzluk diyarındaki yakınlık köşelerine varabilirler,
Sübhandır Ebha Rabbim!

O kutsal sahile, kızıl denizlerin kıyısına varınca,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Onları indir ki bu görünmez semavi makama erişsinler.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Öyle bir makam ki orada Rab ölümsüzlük ağacının içinde, Kendi Cemalinin Alevinde göründü;
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bu makamdadır ki O’nun Emri’nin timsalleri kendilerini bencillik ve ihtirastan arıttılar;
Sübhandır Ebha Rabbim!

Musa’nın izzeti ölümsüz ordularla bu makamın çevresini tavaf ediyor;
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bu makamdadır ki Allah’ın Eli O’nun Azamet koynundan dışarı çıkartıldı,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bu makamdadır ki Emrin gemisi hareketsiz kalır, yolcularına bütün ilahi sıfatlar açıklanmış olsa da.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ey Denizci! Sana sır perdesinin arkasında öğrettiklerimizi gemidekilere öğret,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Olur da belki kutsal kar beyaz noktada duraklamazlar,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve ruh kanatları üzerinde, Rabbin aşağı dünyalardaki bütün sözlerden daha yüce kıldığı o makama yükselirler,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve ebedi vuslat âlemindeki seçkin kuşlar gibi gökte kanat çırparlar,
Sübhandır Ebha Rabbim!
Ve nur Denizlerinde saklı sırları öğrenirler.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Onlar dünyevi sınırları geride bıraktılar ve semavi kılavuzluk merkezindeki ilahi birliğe ulaştılar.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Onlar Rabbin kendi makamlarının üzerinde olmasını takdir buyurduğu o makama yüksel-meyi arzu ettiler.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bunun üzerine yanan göktaşı onları O’nun Huzurunun Melekûtunda oturanlardan uzağa fırlattı,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve onlar Yücelik zirvesindeki görünmeyen otağın arkasından yükselen Azamet Sesini işit-tiler:
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Ey koruyucu melekler! Geri gönderin onları aşağı dünyadaki yerlerine,”
Sübhandır Ebha Rabbim!
“Çünkü ilahi güvercinin asla kanat çırpamadığı o göğe yükselmek istediler;”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Ki orada kuruntu gemisi hareket edemez ve anlayış sahiplerinin aklı bunu alamaz”
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bunun üzerine semavi huri yüce odasından dışarı baktı,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve kaşıyla Semavi Topluluğa işaret etti, 
Sübhandır Ebha Rabbim!

Yeri ve göğü yüzünün nuruyla doldurdu,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve güzelliğinin ışıltısı yeryüzü halkının üzerine parladığında,
Sübhandır Ebha Rabbim!


Bütün varlıklar fâni mezarlarında sarsıldılar.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Sonra o, ezelden beri hiçbir kulağın işitmediği sesle nida etti,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve şöyle dedi: “Allah’a yemin olsun! Yüreğinde bu yüce ve nurlu Arap Genci’nin aşkının güzel kokusunu taşımayan kişi,”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“En yüce cennetin zirvesine asla yükselemez.”
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bunun üzerine cariyelerinden birini yanına çağırdı,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve şöyle emretti: “Ölümsüzlük konaklarından fezaya in,”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Ve onların kalplerinin en derinlerinde gizle-dikleri şeye yönel.”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Eğer kötülerin işlediklerinden dolayı nur otağında gizlenmiş olan Gencin gömleğinin hoş kokusunu solursan,”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“İçinden öyle bir haykır ki, Cennet odalarının ölümsüz zenginlik simgeleri olan tüm sakinleri anlasın ve işitsin;”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Öyle ki hepsi kendi ölümsüz odalarından inip titresinler,”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Ve vefakârlığın doruklarına çıktıkları için onların el ve ayaklarını öpsünler;”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Olur da belki onların gömleklerinden Sevgili-nin hoş kokusunu alabilirler.”
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bunun üzerine o seçkin hurinin çehresi semavi odaların üzerinde, sanki o Gencin ölümlü bedeninin üzerindeki yüzünden parlayan nur gibi parladı;
Sübhandır Ebha Rabbim!

Sonra gökleri ve oradaki her şeyi aydınlatan bir süsle aşağıya indi.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Harekete geçerek kutsallık ve azamet diyar-larındaki her şeyi hoş kokuya boğdu.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Oraya ulaştığında yaratılışın kalbinin tam orta-sında tüm haşmetiyle ayağa kalktı.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve ne başı ne de sonu belli olan bir zamanda onların hoş kokusunu aradı.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ancak onlarda aradığını bulamadı ve bu gerçek-ten de Rabbin hayret verici hikâyelerindendir. 
Sübhandır Ebha Rabbim!

Bunun üzerine feryat etti, ağladı ve ulu konağındaki makamına çekildi,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve sonra ağzından, tatlı diliyle gizlice fısıldadığı gizemli bir kelime çıktı;
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve Semavi Topluluğun ortasında ve göğün ölümsüz hurileri arasında şöyle seslendi:
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Allah’a yemin olsun! Hak iddia eden bu boş insanlarda Vefa esintisi bulamadım!”
Sübhandır Ebha Rabbim!

“Allah’a yemin olsun! Genç, sürgün diyarında, imansızların elinde kimsesiz ve yapayalnız kaldı.”
Sübhandır Ebha Rabbim!

Sonra sinesinden öyle bir feryat yükseltti ki Mele-i Âlâ acı acı haykırıp titredi,
Sübhandır Ebha Rabbim!

Ve sonra toprağa düşüp ruhunu teslim etti. Sanki kendisini Ruhani Âleme davet eden Kimse’yi işitmiş ve bu çağrıya kulak vermişti.
Sübhandır Ebha Rabbim!

Övgüler olsun onu yüce cennetinin tam ortasında aşk özünden yaratan Kimse’ye!
Sübhandır Ebha Rabbim!
	
Bunun üzerine gökteki huriler odalarından aceleyle çıktılar ki, yüzlerine en yüce cennetin sakinlerinden hiçbirinin gözü değmemişti.
Sübhandır yüceler yücesi Rabbimiz!

Hepsi onun etrafında toplandılar ve heyhat! Onun vücudunu toprağa düşmüş buldular;
Sübhandır yüceler yücesi Rabbimiz!

Ve onun bu halini görünce ve Gencin anlattığı hikâyeden bir kelime anlayınca başlarını açtılar, elbiselerini yırtıp parçaladılar, yüzlerine vurdular, sevinçlerini unuttular, gözyaşı döktüler ve kendi yanaklarını tokatladılar; bu gerçekten de elem veren esrarengiz felaketlerden biridir.
Sübhandır yüceler yücesi Rabbimiz!

-Bahá'u'lláh
-----------------------

